ONLINE İNGİLİZCE KURSU / Survival English!
Ders 2 Communication


Yolda birisine bir şey sormak istiyorsunuz. İngilizce konuşmak için illa İngiltere’de olmaya gerek yok. İtalya’da, İspanya’da ya da Çin’de olabilirsiniz ve bu dilleri bilmediğiniz için kendinize İngilizce bilen birini bulmak zorundasınız. İşte o zaman aşağıdaki gibi sorular sorabilir ve konuşmaya başlayabilirsiniz.

Conversation


Do you speak English?

İngilizce biliyor musunuz?


I don't speak English.

İngilizce bilmiyorum.


I don't speak much English.

Fazla İngilizce bilmiyorum.


I only speak very little English.

Sadece biraz İngilizce biliyorum.


I speak a little English.

Az İngilizce biliyorum.

Conversation


Please speak more slowly.

Lütfen daha yavaş konuşur musunuz?


Please write it down.

Lütfen bir yere yazar mısınız?


Could you please repeat that?

Lütfen tekrar eder misiniz?


I understand.

Anlıyorum.


I don't understand.

Anlamıyorum.

Size konuştuğunuz dillerle alakalı olarak daha detaylı sorular sorabilirler. Ya da siz sormak isteyebilirsiniz.

Conversation


What languages can you speak?

Hangi dilleri biliyorsun?


I speak…

Ben... konuşuyorum.


I speak French, Spanish and a little Russian.

Fransızca, İspanyolca ve biraz Rusça konuşuyorum.


I speak fluent German.

Akıcı almanca konuşuyorum.

Conversation


I can get by in…

… idare eder.


I can get by in Italian.

İtalyancam idare eder.


I'm learning Chinese.

Çince öğreniyorum.

Yeni tanıştığınız birinin size en çok soracağı ve sizin soracağınız sorulardan bir tanesi “İngilizceyi, Almancayı nerede öğrendin?” sorusudur. Her yerde karşınıza çıkar o zaman ne yapalım hazırlıklı olalım.

Conversation


Where did you learn English?

İngilizceyi nerede öğrendiniz?


At school.

Okulda.


At the university.

Üniversitede.


I took a course.

Ders aldım.


I taught myself.

Kendim öğrendim.

Birinin ne dediğini anlamadığınız veya duymadığınız zaman şu ifadeleri kullanabilirsiniz:

Conversation


Do you understand?

Anlıyor musun?


Did you understand?

Anladın mı?


Yes, I understood.

Evet, anladım.


Sorry, I didn't understand.

Pardon, anlamadım.

Conversation


Sorry?

Pardon?


Excuse me?

Afedersiniz?


How do you say... in English?

İngilizce... nasıl denir?


How do you spell that?

O kelimeyi nasıl hecelersiniz?


How do you pronounce this word?

Bu kelimeyi nasıl telaffuz edersin?

Ve size İngilizceniz kötü olsa dahi aşağıdaki gibi iltifat edeceklerdir. Siz de onlara iltifat edin. Boşu boşuna olumsuz cümle kurmanın gereği yok.

Conversation


You speak English very well.

Çok iyi İngilizce konuşuyorsunuz.


Your English is very good.

İngilizceniz çok iyi.


I'm a little out of practice.

Biraz pratik yapmam gerek.


I'd like to practise my English.

İngilizce pratik yapmak istiyorum.

Baktınız ortak konuşabileceğiniz başka diller var ya da o sizin dilinizi biliyor, o zaman “Hadi Türkçe konuşalım” gibi bir öneri getirebilirsiniz.

Conversation


Let's speak in…

… konuşalım


Let's speak in Italian.

İtalyanca konuşalım.


What's this called?

Bunun adı nedir?