ONLINE İNGİLİZCE KURSU / Survival English!
Ders 1 Say Hello!


Burada hedefimiz size en kısa zamanda İngilizce dilinin püf noktalarını vererek hızlı bir şekilde İngilizce konuşmanızı sağlamak. Günlük hayatta sık sık karşılacağınız selamlaşmalar ve sık karşılaşılan soruları ve cevapları ezberlemek size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Bu sebepten dolayı burada vereceğim hayati önem taşıyan sözcükleri ve cümleleri ezberleyiniz. Yeri geldiğinde arzu ettiğiniz gibi kullanırsınız.


Karşılama ve vedalaşma


Sabah öğle ya da akşam birini selamlarken ve vedalaşırken aşağıdaki ifadeleri kullanabilirsiniz.

Conversation


Hi!

Merhaba (gayri resmi)


Hello!

Merhaba


Good morning.

Günaydın


Good afternoon.

Tünaydın (öğle ve akşam altı saatleri arası)


Good evening.

İyi akşamlar (akşam altıdan sonra)

Diğer taraftan, aşağıdaki değişik ifadeleri vedalaşma sırasında kullanabilirsiniz:

Conversation


Bye!

Güle güle! / Hoşçakal!


Goodbye!

Güle güle! / Hoşçakal!


Good night!

İyi akşamlar!

Conversation


See you!

Görüşürüz!


See you soon!

Yakında görüşmek üzere!


See you later!

Sonra görüşürüz!


Have a nice day!

İyi günler!


Have a good weekend!

İyi haftasonları!

Birini karşılarken veya uğurlarken kullanılan diğer ifadeler.

Conversation


Welcome!

Hoşgeldiniz!


Welcome to England.

İngiltere'ye hoşgeldiniz.


Welcome to London.

Londra'ya hoş geldiniz.


Long time, no see!

Uzun zamandır görüşmedik!


All the best!

İyi şanslar!


See you tomorrow!

Yarın görüşürüz!

Tanıdığınız kişilerle genel sohbet sırasında ve sigara ile ilgili konuşurken kullanabileceğiniz yaygın İngilizce ifadeler.


Birine nasıl olduğunu sorma

Conversation


How are you?

Nasılsın?


How is it going?

Nasıl gidiyor? (gayri resmi)


How are you doing?

Nasılsın? (gayri resmi)


How is life?

Hayat nasıl gidiyor? (gayri resmi)


How are things?

Herşey nasıl? (gayri resmi)

Şimdi birisine nasıl olduğunu sorduk ya da birisi bize nasıl olduğumuzu sordu. İşte buna nasıl bir cevap vereceğimizi öğreneceğiz.

Conversation


I am fine, thanks.

Ben iyiyim, teşekkürler.


I am very well, thanks.

Ben çok iyiyim, teşekkürler.


I am ok, thanks.

Ben iyiyim, teşekkürler.


Not too bad, thanks.

Fena değilim, sağol.


Alright, thanks.

İyiyim, sağol.


Not so well.

Fena değil.

Kendimiz hakkında bilgi verdiğimize göre karşı tarafa nasıl olduğunu siz de sorabilirsiniz.

Conversation


How about you?

Ya sen?


And you?

Ya sen?


And yourself?

Ya sen?

Bir arkadaşınızla karşılaştınız ve şu sıralar neler yaptığını sormak istiyorsunuz, işte o zaman aşağıdaki ifadeler tam size göre.

Conversation


What are you up to?

Bu ara neler yapıyorsun?


What have you been up to?

Bu ara neler yaptın?

Siz arkadaşınıza sordunuz ya da arkadaşınız size sordu. İşte ona genel olarak aşağıdaki gibi cevaplar veririz. Bu yüzden bunları çok iyi ezberlemeniz gerekiyor.

Conversation


Working a lot.

Çok çalışıyorum. (işte)


Studying a lot.

Çok ders çalışıyorum. (üniversitede)


I've been very busy.

Çok meşgulüm.


Same as usual.

Her zamanki gibi.


Not much.

Fazla birşey yapmıyorum.


Not a lot.

Fazla birşey yapmıyorum.


I've just come back from England.

İngiltere'den yeni döndüm.

Aşağıdaki sözcükler ve yapılar günlük hayatta en çok karşınıza çıkacak olan sözcüklerdir.

Conversation


Yes

Evet


No

Hayır


Maybe

Belki


Perhaps

Belki


Please

Lütfen


Thanks

Teşekkürler


Thank you

Teşekkür ederim


Thank you very much

Çok teşekkür ederim

Bire size teşekkür etti ona nazikce aşağıdaki gibi karşılık verebilirsiniz.

Conversation


You're welcome.

Birşey değil.


Don't mention it.

Önemli değil.


Not at all.

Sorun değil.

Birini seslenme ve özür dileme


Yolda birinin dikkatini çekip bir şey sormak istiyorsunuz ya da gerçekten özür dilemek istiyorsunuz. O zaman aşağıdaki gibi seslenebilirsiniz.

Conversation


Excuse me!

Pardon!


Sorry!

Özür dilerim!

Biri sizden özür diledi o zaman fazla büyütmeye gerek yok siz de aşağıdaki ifadelerden birini kullanarak durumu yatıştırabilirsiniz.

Conversation


It's ok.

Önemli değil.


That's ok.

Önemli değil.


Don't worry about it.

Merak etme, önemli değil.


No problem.

Sorun değil.